KARŞI TARAFA YEMİN TEKLİF EDİLMESİ RİSKLİ MİDİR?

Öncelikle belirlenmesi gereken temel husus yemin delili nedir?

Yemin, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 225 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. HMK 225/1 gereğince yeminin konusu, davanın çözümü bakımından önem taşıyan, çekişmeli olan ve kişinin kendinden kaynaklanan vakıalardır. Bir kimsenin bir hususu bilmesi onun kendinden kaynaklanan vakıa sayılır. Öncelikle yemine konu olan vakıa çekişmeli olmalıdır. Yemin deliline başvuracak taraf vermiş olduğu dilekçelerinin deliller kısmında yemin delilini açıkça belirtmelidir. Yemin hâkim tarafından resen teklif edilemez. Ancak taraf ya da taraflar yemin delilini açıkça belirtmişler ise hakim taraflara yemin delilini hatırlatabilmektedir. Yemin teklifini, iddiasını başka türlü ispat edemeyen taraf yapmaktadır. Kendisine yemin teklif edilen taraf yemin teklifini kabul ederek yemini eda edebilir, yeminden kaçınabilinir ya da yemini teklif eden tarafa iade edebilir.

Yeminin eda edilmesi nasıl gerçekleştirilir?

Yemin mahkeme huzurunda ve yemin teklif edilen kişi tarafından eda olunur. Yeminin edasından önce yemin edecek tarafa, hangi konuda yemin edeceği açıklanır. Yeminin anlam ve önemi anlatılır. Yalan yere yemin etmenin cezalandırılacağı ikaz edilir. Yeminin edası HMK 233/4 de açıkça düzenlenmiştir. ” Size sorulan sorular hakkında, gerçeğe uygun cevaplar vereceğinize ve hiçbir şey saklamayacağınıza namusunuz, şerefiniz ve kutsal saydığınız bütün inanç ve değerler üzerine yemin eder misiniz?” Diye hakim tarafından sorulur. Yemin teklif edilen kimse ise ” Bana sorulan sorular hakkında gerçeğe uygun cevap vereceğime ve hiçbir şey saklamayacağıma namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerin üzerine yemin ediyorum.” Demekle yemini eda etmiş sayılır.

Yemin teklif eden tarafın mahkemeye yemin metni sunması mümkün müdür?

Yemin delilinin edası HMK 223/4 de açıkça düzenlenmiştir ve bir düzene tabi kılınmıştır. Bu düzenin sınırları içerisinde kalınarak somut olayın içeriği ve özelliği de dikkate alınarak yemine davet eden tarafça yazılı metinin mahkemeye sunulması ve yeminin eda ettirilmesinin talep edilmesi mümkündür. Yemin edecek tarafın hakim tarafından yeterince aydınlatılması gerekmektedir. Aydınlatma sonucu yeterli bilgiye ulaşamayan tarafın tekrardan soru yöneltmesi ve bilgi talep etmesi de mümkündür. Yemin edeceğiniz metni tam anlamadığınız da mutlaka kafanızda netleşmesi için hakime sorunuz. Taraf yeminin konusu, içeriği ve sonuçları hakkında hakim tarafından bilgilendirilir.

Peki yemin kesin delil midir?

Yemin, bir vakıanın doğru olup olmadığı hakkında beyanda bulunulmasıdır. İspat yükü kendisine düşen taraf elindeki delilleri kullanarak ispatı gerçekleştiremediği durumda son çare olarak yemin deliline başvurmaktadır. Bir vakıanın doğru olup olmadığı hakkında yemin edilirse, o vakıa hakkında başka bir delil gösterilmesine gerek kalmaksızın o vakıaların davada kesin olarak ispat edildiği kabul edilmektedir. Bu nedenle yemin delili, kesin delil olarak ifade edilir.

Bu bilgilerin ışığında en can alıcı noktaya gelelim. Yemin delilini kullanmak riskli midir?

Birçok anlatımda yemin delili son çare olarak adlandırılır. Taraf iddiasını hiçbir delille ispat edemiyorsa artık son çare olarak ve risk alarak yemin delilini kullanmaktadır. Nedeni kesin delil olmasıdır ve yeminin edası ile artık iddia ispatlanmış olacaktır. Bu yüzden kullanımı oldukça riskli ve tehlikelidir. Yemin deliline dayalı olarak kazanılan dava sayısı oldukça azdır. Nedeni son çare olarak kullanılması ve aslında kişinin kendi kaderini bir nevi karşı tarafın yemin edip etmemesine bağlamasıdır. Bu yüzden bazen yemin delili belirtilmemekte bazen belirtilse de davada kullanılması tercih edilmemektedir. Ancak çok nadir de olsa yemin delilinin edası sonucu devam eden bir davanın lehe sonuçlandığına şahit oldum. Somut olayda taraflar arasında bir alacak nedeniyle uyuşmazlık yaşanmış ve olay mahkemeye taşınmıştır. Davacı; alacaklı olduğunu, verdiği borcun davalı tarafından ödenmediğini iddia ederken davalı; borcunu ödediğini, ödeyecek bir borcunun olmadığını iddia etmektedir. Somut olayda mahkemeye taşınan delillerle davacının iddiasını kanıtlaması pek de mümkün görünmemektedir. Yemin delilini önceden açıkça beyan eden davacı tarafa hakim tarafından yemin delili hatırlatıldı. Davacı taraf yemin delilini kullanmayacağını ifade ederken davalı taraf yemin delilini kullanmak istediğini, hazırladığı yemin metninin yanında olduğunu davacının okuyarak eda etmesini talep etti. Yemin teklifini kabul eden davacı, metini hakimin okuması ve kendisinde duyduğunu tekrar etmesi sonucu davalıya borç olarak verdiği paranın ödenmediğini ifade ederek yemini eda etti. Yeminin eda edilmesiyle davacı iddiasını ispatlamış oldu ve davacının talebinin kabulü ile dava lehine sonuçlandı. Somut olayda davalı yemin delilini kullanmak zorunda değildir. Davacı iddiasını ispat etme yükümlülüğü altındadır ancak davalı sonuçlarını açıkça bilmediği için yemin eda ettirmek istedi ve maalesef ki dava aleyhine sonuçlandı.

Belki de gerçekten davalı, borcunu davacıya ödemişti ve davacının iddiaları asılsızdı. Ancak yemin delilini kullanan davalı bir nevi davacının iddiasını ispatlamasında ona yardım etmiş oldu. Dakikalar içinde gerçekleşen bir olayda davacı iddiasını ispatlamış oldu ve dava lehine sonuçlandı.Somut olayda da olduğu gibi yemin delilini kullanmak oldukça risklidir. Karşı tarafın yemini eda etmesiyle sonuç istemediğimiz bir noktaya gidebilmektedir. Bu yüzden yemin delilini stratejik ve sonucundan emin olduğunuz noktalarda kullanmayı tercih ediniz. Stratejik bir hata sonucu mağdur olmamanızı tavsiye ederim.

Stajyer Avukat Hacer YAVAŞ

Yorum bırakın