SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK VE KARŞILAŞTIĞI ADLİ UYGULAMALAR

Ceza hukuku bağlamında çocuk, henüz on sekiz yaşını doldurmamış kişiyi ifade etmektedir. ( TCK 6/1-b) Çocuk kavramının belirlenmesi için dikkate alınan kriter kişinin yaşıdır. Çocuk Koruma Kanunu’nda yapılan tanımda da yaş kriteri dikkate alınmış, daha erken yaşta ergin olsa bile on sekiz yaşını doldurmamış kişi olarak tanımlanmıştır. ( ÇKK 3/1-a) Suça sürüklenen çocuk kavramı 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 3/1-a-2 de Kanunlarda suç olarak tanımlanan bir fiili işlediği iddiası ile hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılan yada işlediği fiilden dolayı hakkında güvenlik tedbirine karar verilen çocuk” olarak tanımlanmaktadır. Çocukların birçok etkene bağlı olarak suça sürüklenmeleri mümkündür. Ergenlik, bireysel sebepler, sosyal yapı, cinsiyet, aile ilişkileri, okul, arkadaş ortamı vb… birçok etken buna örnek olarak gösterilebilir. Peki bu etkenlerden bir yada birkaçına bağlı olarak suça sürüklenen çocuğu adlı süreçlerde ve yargılamasında neler beklemektedir?

Suçtan resen, ihbar üzerine yada şikayet üzerine haberdar olan kolluk harekete geçer. İlk etapta suça sürüklenen çocuğun karşı karşıya geldiği birim kolluktur. Çocuklarla ilgili kolluk görevi, öncelikle kolluğun çocuk birimleri tarafından yerine getirilir. (ÇKK 31/1) Çocuk birimlerinde bu konularla ilgili eğitim almış, tecrübeli olan görevliler yer aldığı için çocuğun kolluk aşamasında bu kişilerle muhattap olması daha az etkilenmesine neden olacak, çocuk kendini güvende hissedecektir. Kolluğun çocuk birimindeki personeline kendi kurumları tarafından çocuk hukuku, çocuk suçluluğunun önlenmesi, çocuk gelişimi ve psikolojisi, sosyal hizmet gibi konularda eğitim verildiği de ÇKK 31/4.fıkrasında açıkça düzenlenmiştir. Çocuk bürosunun olmadığı yerlerde adli kolluk müdahalede bulunur. Adli kolluk Cumhuriyet savcısının emir ve talimatları altında görev aldığı için olayla ilgili gerekli bilgi en kısa sürede Cumhuriyet savcısına verilir. Suça sürüklenen çocuk hakkındaki soruşturma çocuk bürosunda görevli Cumhuriyet savcısı tarafından bizzat yapılır. ( ÇKK 15/1)

Gözaltına alınan çocuklar, kolluğun çocuk biriminde tutulurlar.( ÇKK 16/1) Kollukta çocuk biriminin bulunmadığı yerlerde çocuklar, gözaltına alınan yetişkinlerden ayrı bir yerde tutulur.( ÇKK 16/2) Çocukla ilgili yapılan işlemlerin tamamında çocuğun üstün yararı ve menfaati dikkate alınır. Somut olaya göre çocuğun ifadesinin alınması veya çocuk hakkındaki diğer işlemler sırasında, çocuğun yanında sosyal çalışma görevlisi bulundurulabilinir. (ÇKK 15/2) Yürütülen adli sürecin temel amaçlarından birisi çocuğun yarar ve esenliğinin gözetilmesidir. Bunun sonucunda çocukla ilgili yaşı ve gelişimi, içinde bulunduğu somut olayda dikkate alınarak koruyucu ve destekleyici tedbirlerin alınması mümkündür. Koruyucu ve destekleyici tedbirler, çocuğun öncelikle kendi aile ortamında korunmasını sağlamaya yönelik danışmanlık, eğitim, bakım, sağlık ve barınma konularında alınacak tedbirlerdir. (ÇKK 5/1) Alınacak koruyucu ve destekleyici tedbirlerin istem üzerine alınacağı gibi resen çocuk hakimi tarafından da alınabilmesi mümkündür. Gerçekleştirilen suçun iştirak halinde gerçekleştirilmesi durumunda tüm faillerin çocuk olduğu durumda Çocuk Koruma Kanunu gereğince genel kurallardan farklı özel usul kurallarının uygulanacağı ve yargı organlarının görev alacağı şüphesizdir ancak suçun bir yetişkinle iştirak halinde işlenmesi durumunda ne yapılacaktır?

– SUÇUN BİR YETİŞKİNLE İŞTİRAK HALİNDE İŞLENMESİ –

Çocukların yetişkinlerle birlikte suç işlemesi halinde soruşturma ve kovuşturma ayrı yürütülür.( ÇKK 17/1) Davaların birlikte yürütülmesinin zorunlu görülmesi halinde, genel mahkemelerde yargılamanın her aşamasında, mahkemelerin uygun bulması şartıyla birleştirme kararı verilebilinir. Bu durumda birleşen davaların genel mahkemelerde görüleceği açıkça düzenlenmiştir. Genel kurallar gereğince gerekli hallerde şüpheliye zincir, kelepçe ve benzeri aletlerin takılabilmesi mümkündür (CMK 93/1) ancak şüphelinin suça sürüklenen çocuk olduğu durumda çocuklara zincir, kelepçe ve benzeri aletler takılamaz. (ÇKK 18) Ancak; zorunlu hallerde çocuğun kaçması,kendisinin veya başkalarının hayat veya beden bütünlükleri bakımından doğabilecek tehlikeleri önlemek için kolluk tarafından gerekli önlem alınabilir.

Soruşturma evresini yürüten çocuk bürosunda görevli Cumhuriyet savcısının düzenlediği iddianamenin kabulü ile kovuşturma evresi başlar.

– SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUĞUN YARGILANMASINDA GÖREVLİ MAHKEMELER VE YARGILAMA USULÜ –

Çocuk yargılamalarının temel amacı çocuğun cezalandırılması değil çocuğun eğitilerek tekrar topluma kazandırılmasıdır. Yargılama bireyselleştirilerek çocuğun ihtiyaçları göz önünde tutulmalıdır. Çocuğun üstün yararı ve menfaatleri hem soruşturma evresinin hem de kovuşturma evresinin temel amacıdır. Bu yüzden genel kurallardan farklı olarak özel usul kuralları uygulanır ve özel yargı organları görev alır. Yargılamada görevli ve yetkili mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri Çocuk Koruma Kanunu’nun 25.-28. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Çocuk mahkemeleri tek hakimden oluşur. Çocuk Ağır Ceza Mahkemeleri ise bir başkan ve yeteri kadar üyeden oluşur. ( ÇKK 25) Çocuk Mahkemesi, Asliye Ceza Mahkemeleri ile Sulh Ceza Mahkemesinin görev alanına giren suçlarla ilgili davalara bakar. ( ÇKK 26/1) Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi ise çocuklar tarafından işlenen ve Ağır Ceza Mahkemesinin görev alanına giren suçlarla ilgili davalara bakar.(ÇKK 26/2) Yargılamada mahkemeler ve çocuk hâkimi, çocuğun üstün menfaatini gözetmek, menfaati doğrultusunda Çocukları Koruma Kanunu ve diğer Kanunlarda yer alan tedbirleri almakla görevlidir. Suça sürüklenen çocuğun yargılamasında zorunlu müdafiilik söz konusudur. CMK 150/2.fıkrası gereğince ” Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendini savunamayacak derecede malul veya sağır veya dilsiz ise, istemi aranmaksızın müdafi görevlendirilir.” Hem soruşturma evresinde hem de kovuşturma evresinde zorunlu müdafilik geçerlidir. Suça sürüklenen çocukla kolluk birimi temasa geçtiğinde,kolluk çocuğa haklarını açıklamalı, zorunlu müdafiilik gereğince istem aranmaksızın müdafi talep edilmelidir.

Yargılamada ve cezanın belirlenmesinde yaş küçüklüğü başlığı altında düzenlenen TCK 31.madde dikkate alınır. Çocukların cezai sorumluluklarının tespitinde 0-12 yaş, 12-15 yaş ve 15-18 yaş grubu olarak sınıflandırılma yapılmıştır.

*Fiili işlediği sırada 12 yaşını doldurmamış çocukların cezai sorumluluğu yoktur ancak çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanabilinir.

* Fiili işlediği sırada on iki yaşını doldurmuş olup on beş yaşını tamamlamamış çocukların cezai sorumluluğu için ikili ayrım yapılmaktadır.

-Fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya davranışlarını yönlendirme yeteneği yeterince gelişmemiş çocukların ceza sorumluluğu yoktur.

– Fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayabilen veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğu durumda çocuğun cezai sorumluluğunun olduğu kabul edilir ancak verilecek cezada indirim uygulanır.

* Fiili işlediği sırada on beş yaşını doldurmuş olup da on sekiz yaşını doldurmamış olan çocukların ceza sorumluluğunun varlığı kabul edilir. Bu yaş grubunda fiilin hukuki anlamını anlama yada davranışları yönlendirme yeteneğinin varlığı irdelenmemektedir.

Mahkeme veya hakim, çocuğun sorgusu veya çocuk hakkındaki diğer işlemler sırasında çocuğun yanında sosyal çalışma görevlisinin bulunmasına karar verebilmektedir.

Çocukların yargılanmasında dikkate alınacak özel usul Çocuk Koruma Kanununda düzenlenmiştir. Temel ilkeler başlığı altında 4.maddede hakim olan ilkeler sayılmıştır. Çocuklar hakkında özgürlüğü kısıtlayıcı tedbirler ile hapis cezasına en son çare olarak başvurulmalıdır. Kararların alınmasında ve uygulanmasımda çocuğun yaşı ve gelişimi oldukça önemlidir. Çocuğun yarar ve esenliği gözetilmeli, çocuk ve ailesi ayrımcılığa mahruz bırakılmamalıdır. Çocuk ve ailesi süreç hakkında bilgilendirilmeli ve sürece katılımları sağlanmalıdır. Şüpheli veya sanığın temelde bir çocuk olduğu unutulmamalıdır. Bu süreci en az zararla atlatabilmesi için gerekli tüm koruyucu ve destekleyici tedbirler alınmalı, bakılıp gözetilmelidir.

Stajyer Avukat Hacer YAVAŞ

Yorum bırakın