
Boşanma davasının eki niteliğinde olan ve boşanmanın doğal sonucu olarak ortaya çıkan mal paylaşım davası, evlilik birliğinin sona ermesinden sonra kural olarak evlilik birliğinin içerisinde edinilmiş malların eşler arasında paylaşım esasına dayanmaktadır.
MAL PAYLAŞIMI DAVASI, BOŞANMA DAVASI İLE BİRLİKTE AÇILABİLİR Mİ?
Mal paylaşımı davası, boşanma davası ile birlikte açılamaz. Ayrı bir dava olarak açılmalıdır. Mal paylaşımı davası, boşanma kararının kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmalıdır. Süre hak düşürücü nitelikte olduğu için bu süre içerisinde dava açılmaması durumunda eşin edinilmiş mallardan talep edeceği hakkı sona erecektir.
Mal paylaşımı davasının , boşanma davasının açıldığı tarihte AYRI BİR DAVA OLARAK açılması mümkünken, boşanma kararının kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde de açılabilmesi mümkündür. Aynı tarihte açılması durumunda mal paylaşım davasının konusunu, boşanma davasının sonucu oluşturduğu için açılan mal paylaşım davasında boşanma davası bekletici mesele yapılmaktadır.
Açılacak davada görevli mahkemeler, Aile Mahkemesidir. Eşler veya mirasçılar arasında bir mal rejimine ilişkin davalardan yetkili mahkeme,
1- Mal rejiminin ölümle sona ermesi durumunda ÖLENİN SON YERLEŞİM YERİ MAHKEMESİ,
2- Boşanmaya, evliliğin iptaline veya hakim tarafından mal ayrılığına karar verilmesi durumunda bu davalarda yetkili olan mahkemeler,
3- Diğer durumlarda ise DAVALI EŞİN YERLEŞİM YERİ MAHKEMESİDİR.
Mal rejimi, eşlerin evlenmeden önce ve sonrasında sahip oldukları malların mülkiyet durumunu, yönetimini, yararlanmalarını, sorumluluklarını ve nasıl paylaşılacağını belirlemektedir.
Öncelikle, eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin uygulaması esastır. Ancak eşlerin mal rejimi sözleşmesiyle kanunda belirlenen diğer rejimlerden birini kabul etmeleri de mümkündür.
Mal rejimi sözleşmesinin evlenmeden önce veya sonra yapılabilmesi mümkündür. Taraflar istedikleri mal rejimini ancak kanunda yazılı sınırlar içinde seçebilir, kaldırabilir veya değiştirebilir.
Mal rejimi sözleşmesinin şekli, Türk Medeni Kanununun 205.maddesinde düzenlenmiştir.
TMK 205.Madde- (1) Mal rejimi sözleşmesi, noterde düzenleme veya onaylama şeklinde yapılır. Ancak, taraflar evlenme başvuru sırasına hangi mal rejimini seçtiklerini yazılı olarak da bildirebilirler. (2) Mal rejimi sözleşmesinin taraflarca ve gerektiğinde yasal temsilcilerince imzalanması zorunludur.
MAL REJİMLERİ KAÇA AYRILIR?
Türk Medeni Kanununu mal rejimleri;
1- Edinilmiş mallara katılma rejimi,
2- Mal ayrılığı,
3- Paylaşmalı Mal Ayrılığı ve
4- Mal Ortaklığı olarak 4’e ayırmıştır.
Tarafların iradeleri ile yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimi dışında diğer mal rejimlerinden birini tercih edebilmesi her zaman mümkündür.
01 Ocak 2002 tarihinde yürürlüğe giren Türk Medeni Kanunuyla birlikte eşler arasında yasal mal rejimi olarak edinilmiş mallara katılma rejimi kabul edilmiştir.
Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi, edinilmiş mallar ile eşlerden her birinin kişisel mallarını kapsamaktadır.

Mal Rejimi Davasında hangi mallar edinilmiş mal, hangi mallar kişisel mal olarak kabul edilmektedir?
Edinilmiş mallar, her eşin bu mal rejiminin devamı süresince karşılığını vererek elde ettiği malvarlığı değerleridir. Bir eşin edinilmiş malları olarak;
1- Çalışmasının karşılığı olan edinimler,
2- Sosyal güvenlik veya sosyal yardım kurum ve kuruluşlarının veya personele yardım amacı ile kurulan sandık ve benzerlerinin yaptığı ödemeler,
3- Çalışma gücünün kaybı nedeniyle ödenen tazminatlar,
4- Kişisel malların gelirleri,
5- Edinilmiş malların yerlerine geçen değerler
Kabul edilir.
Kişisel mallar ise, kanuna ve sözleşmeye göre olarak 2’ye ayrılmış olup;
1- Kanuna göre olanlar,
1-a) Eşlerden birinin yalnız kişisel kullanımına yarayan eşya,
1-b) Mal rejiminin başlangıcında eşlerden birisinin ait bulunan veya bir eşin sonradan miras yoluyla ya da herhangi bir şekilde karşılıksız kazanma yoluyla elde ettiği malvarlığı değerlerini,
1-c) Manevi tazminat alacakları ve
1-d) Kişisel mallar yerine geçen değerler olarak kabul edilmektedir.
2-Sözleşmeye göre ise;
2-a) Bir mesleğin icrası veya işletmenin faaliyeti sebebiyle doğan edinilmiş mallara dahil olması gereken malvarlığı değerlerinin,
2-b) Kişisel malların gelirlerinin edinilmiş mallara dahil olmayacağını da kararlaştırabilirler.
Edinilmiş malların ve kişisel malların ayrımında en dikkat edilmesi gereken nokta, kişisel malı oluşturan malların gelirlerinin AKSİ KARARLAŞTIRILMAMIŞ İSE edinilmiş mal olarak kabul edildiğidir. Ancak taraflar mal rejimi sözleşmesi ile bunun aksini kararlaştırabilirler.
Belirli bir malın kendisine ait olduğunu iddia eden eş, iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. Eşlerden hangisine ait olduğu ispatlanamayan mallar onların paylı mülkiyetinde kabil edilmektedir. Bir eşin bütün malları,aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal kabul edilir.
MAL REJİMİNİN SONA ERMESİ
Mal rejimi, eşlerden birinin ölümü veya başka bir mal rejiminin kabulüyle sona erer. Mahkemece evliliğin iptal veya boşanma sebebiyle sona erdirilmesine veya mal ayrılığına geçilmesine karar verilmesi hallerinde, mal rejimi dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erecektir.
Eşlerin kişisel malları ve edinilmiş malları, mal rejiminin sona ermesi durumundaki ana göre ayrılır. Bu durumda mal rejimini sonra erdiren tarafların boşanması ise boşanma tarihi esas alınarak malların durumu belirlenecektir. Mal rejimin tasfiyesi de malların sürüm değerleri esas alınır.Mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan edinilmiş mallar, tasfiye anındaki değerleri ile hesaba katılır.
ZİNA NEDENİYLE BOŞANMALARDA MAL PAYLAŞIMI

Eşlerden biri zina ederse, diğer eş boşanma davası açabilir. Davaya hakkı olan edin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay her halde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmekle eşin dava hakkı sona erer. Affeden tarafın dava hakkı yoktur.
Her eş ve mirasçıları diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibi olurlar. Zina veya hayata kast nedeniyle boşanma halinde hakim artık değerdeki pay oranının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına veya kaldırılmasına karar verebilir.
Artık değer, eklenmeden ve denkleştirilmeden elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere her eşin edinilmiş mallarının toplam değerinden bu mallara ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan miktardır. Taraflar arasındaki evliliğin sona erme sebebi boşanma ise ve boşanma sebebini de zina veya hayata kast oluşturuyorsa mal paylaşımında hakimin takdirine bağlı olarak kusurlu olan eşin payının azaltılmasına ya da kaldırılmasına kusuru dikkate alınarak karar verilebilinir.
Stajyer Avukat Hacer YAVAŞ

Yorum bırakın