Ceza Hukukunda ŞİKAYET HAKKI ve ŞİKAYETTEN VAZGEÇME

Çevremizde defalarca kez duyduğumuz kavramlardan biridir; Şikayet ve Şikayetten Vazgeçme kavramı.

Biri diğerinin hukuka aykırı eyleminden dolayı ondan şikayetçi olmuş, hakkında işlemler yapılmış diye defalarca kez duyarız bu kelimeyi. Öncelikle defalarca kez duyduğumuz bu şikayet hakkı nedir?

1-) ŞİKAYET

Soruşturması ve kovuşturması ‘’şikayete bağlı bir fiilden dolayı’’, şikayete yetkili kişinin, süresi içinde yazılı veya sözlü olarak ,yetkili makamlardan, bu fiil hakkında kovuşturma yapılmasını istemesine şikayet denir.

Tanımda da ifade edildiği üzere ;

1-)Soruşturması ve Kovuşturması şikayete bağlı bir fiil olmalıdır.

2-) Şikayet eden (şikayetçi), şikayet hakkını kullanmada hak sahibi olan bir kişi olmalıdır.

3-) Şikayet süresi içinde yapılmalıdır.

Şikayet hakkının yazılı kullanılması zorunlu olmayıp yetkili makamlara sözlü olarak ifade edilecek beyanlarla da şikayet hakkının kullanılması mümkündür.

Şikayetin hangi makamlara ne şekilde yapılacağı 5271 Sayılı Ceza Muhakemeleri Kanununun “İhbar ve Şikayet” başlıklı 158.Maddesinde düzenlenmiştir.

(1) Suça ilişkin ihbar veya şikâyet, Cumhuriyet Başsavcılığına veya kolluk makamlarına yapılabilir.

(2) Valilik veya kaymakamlığa ya da mahkemeye yapılan ihbar veya şikâyet, ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilir.

(3) Yurt dışında işlenip ülkede takibi gereken suçlar hakkında Türkiye’nin elçilik ve konsolosluklarına da ihbar veya şikâyette bulunulabilir.

(4) Bir kamu görevinin yürütülmesiyle bağlantılı olarak işlendiği iddia edilen bir suç nedeniyle, ilgili kurum ve kuruluş idaresine yapılan ihbar veya şikâyet, gecikmeksizin ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilir.

(5) İhbar veya şikâyet yazılı veya tutanağa geçirilmek üzere sözlü olarak yapılabilir. …”

Şikayet, kanun tarafından soruşturması ve kovuşturması şikayete bağlı tutulan suçlar bakımından söz konusudur. Suçun şikayete tabi olduğu açıkça düzenlenmektedir. Suçun şikayete bağlı olarak kovuşturulacağı konusunda açık bir düzenleme içermemesi durumunda, söz konusu suç re’sen (kendiliğinden) soruşturulur ve kovuşturulur. Bu durumda bir şikayet koşulu aranmamaktadır.

Şikayet etmeye yetkili olan kişi yani şikayetçi, şikayete konu olan fiilden zarar görmüş kişi olmalıdır. Şikayet hakkı kişiye sıkı sıkıya bağlı haklardan olup mirasçılarına geçmemektedir. Ancak şikayet eden kişi sağlığında şikayette bulanarak dava açılasına sebebiyet vermiş ise bu durumda şikayetçinin mirasçıları davaya dahil olarak davayı devam ettirmeleri mümkündür.

Her ne kadar şikayet hakkı kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hak olup sadece kişi tarafından kullanılabilinir olsa da bazı istisnai durumlarda hukukumuzda eylemden doğrudan zarar gören kişinin eylem yeteneğinin olmadığı durumlarda şikayet hakkı zarar görenin yasal temsilcisi tarafından kullanılmaktadır.

Şikâyet süresi 6 aylık hak düşürücü süre olup şikayetin bu süre içerisinde yapılması gerekmektedir. Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan suç hakkında yetkili kimse altı ay içinde şikayette bulunmadığı takdirde soruşturma ve kovuşturma yapılamaz.(TCK 73/1.Fıkrası)

Zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla bu süre, şikayet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar. (TCK 73/2.Fıkrası)

Burada dikkat edilmesi gereken husus, sürenin başlaması için hem fiilin hem de failin bilinmesinin gerektiğidir. Sadece fiilin bilindiği failin bilinmediği faili meçhul suçlarda şikayetin faili meçhul şekilde yapılabilmesi mümkündür. Ancak şikayetin yapılmaması durumunda fail bilinmediği için 6 aylık hak düşürücü şikayet süresi işlemeye başlamayacaktır.

2-) ŞİKAYETTEN VAZGEÇME

Ayrıntılı olarak bahsettiğimiz üzere şikayete tabi suçlarda hukuka aykırı eylemin soruşturulması ve kovuşturulması şikayete tabidir, resen soruşturulamaz ve kovuşturulamaz. Bu sebeple ancak şikayet edilmeyle soruşturma ve kovuşturma başlar.

Sözlü veya yazılı olarak şikayetin yapılması ile başlayan soruşturma ve kovuşturma, şikayetten vazgeçme ile kendiliğinden sonra erecektir. Şikayetten vazgeçme soruşturma aşamasında yapıldı ise takipsizlik kararı ile kovuşturma aşamasında yapıldı ise düşme kararı ile süreç sonlandırılır.

Kovuşturma yapılabilmesi şikayete bağlı suçlarda kanunda aksi yazılı olmadıkça suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür ve hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme cezanın infazına engel olmaz. (TCK 73/4.Fıkrası)

-Şikayetten Vazgeçmeden Vazgeçme Olmaz KURALI-

Takibi şikayete bağlı suçlarda şikayetten vazgeçme beyanı veya dilekçesi verildikten sonra, aynı fiil ile ilgili bir daha şikayetçi olma veya kamu davasına müdahil olma (katılma) mümkün değildir. Yani şikayetin geri alınması ile tekrar aynı eylemden dolayı şikayetçi olma söz konusu olamaz. Diğer bir ifade ile  şikayetten vazgeçmeden vazgeçme mümkün değildir.

Hem soruşturma aşamasında (karakol, savcılık vs.) hem de mahkemede görülen ceza davasında bu kural geçerli olup takibi şikayete tabi suçlarda şikayetten vazgeçme beyanında bulunulduktan sonra aynı fiil ile ilgili tekrar şikayetçi olunamaz, şikayet hakkı bir daha kullanılamaz.

Bu durum sadece soruşturulması ve kovuşturulması şikayete tabi suçlarda geçerli olup şikayete tabi olmayan suçlarda geçerli değildir. Şikayete tabi olmayan suçlarda soruşturma ve kovuşturma resen (kendiliğinden) başladığı için şikayet aranan bir koşul değildir. Ayrıca ilerleyen süreçte şikayetten vazgeçilmiş olması kovuşturma aşamasını etkilemeyecektir, yargılama devam edecektir.

Av.Hacer YAVAŞ

Yorum bırakın